Kız Kaçtı

Standard

Nişanlandık, ben Adanalı, nişanlım Karadenizli, anne Arhavi, baba Trabzon. Yıllar önce dede Zonguldak’a yerleşmiş. Bir kısmı yeni aileler kurarak Ankara’da yaşamış, benim kayın ailem dahil. Ancak ailenin amcaları, halaları, pek çok kuzen hâlâ Zonguldak’ta yaşıyor. Gel seni bizimkilerle tanıştırayım dedi Hasan, gittik. Büyük bir arazide herkesin ayrı bir yuvası var, bahçeli, çiçekli, ağaçlı, kümesli, sofralarında kara lahanalı, kocaman kahkahalı bu sıcak insanlar gündelik hayatı birarada geçiriyor, kimin evinde oturursanız oturun, diğer tarafa gitmek için ‘öteye gidelim,’ diyorlar, bu bana değişik geliyor, ama çaktırmıyorum, hadi öteye diyerek duruma ısınıyorum.

Sabah güzel bir güne uyanıyoruz, kahvaltı, çaylar derken, ailenin en büyüğü olan kayınbabam, annemiz, amcalar, yenge ve halalar, kocaman olmuş çocuklar sohbete başlıyoruz. Birisi, yaaa bir yıl fındık ne iyi olmuştu, çok bereketliydi o yıl, ne zamandı, deyince, amca oğlu ‘bizim Zeynep’in Şenol’a kaçtığı yıldı’ diyor. Bir yandan gömleğini pantolonunun içine sokuşturuyor, bir yandan ağzı yamuk gülüyor. O bunu der demez, bir kahkaha, bir kıyamet, nasıl gülüyorlar, kızları Zeynep’in kaçma senaryosu bütün inceliğiyle anlatılıyor. Çarşafları sıkıca birbirine bağlamış, hop aşağıda. Daha sonraki yıllarda ikinci kız da kocaya kaçmış. Onun arkasından en çok ilk kaçan kız def çalmış, iyi mi? Kahkahalar. Sesleri gökyüzüne uçuyor.

Çok eğlenceli bir yerdeyiz, burası Karadeniz.

Şimdiki zaman. Taksiye atladım, saat 17:45, Zincirlikuyu’dan Levent yönüne on dakikada geçtik geçtik, aksi halde 45 dakikamız trafikte gider, saat 18.00 çıkışının servisleri zincir olmuş, yolcusunu bekliyor. Şoförle muhabbetimiz böyle başladı, çalışan kadın olmak zor be kardeşim. Onun eşi çalışmıyormuş. Yetişkin üç kızı var, büyüğü evli, ikinci tıp öğrencisi ve bir bomba, üçüncü kız futbolcu. Son iki kızdan gururla bahseden adamın evli kızı için sessizliği içimdeki yaramaz beni öne itti, evli kızınız mutludur inşallah, damat ne iş yapıyor, geçimleri iyi mi? Ben görüşmüyorum dedi, bir oğlanı sevdi, kaçtı, yedi yıldır görmüyorum.

Bir insan, sadece on on beş dakika muhabbet edeceği ve bir kez daha görme ihtimali neredeyse hiç olan bir insana hayatından bir sırrı veriyorsa, başka bir akıldan, bir yürekten yara saracak sözler bekliyor demektir.

Çok uzatmışsın kardeşim, sen babasın, büyüksün, affetmek sana düşer sözcüklerini pamuğa dökülmüş oksijen olarak yaranın üzerine bastırdım. Sıra, eğer doktorlar hâlâ öyle yapıyorsa, tentürdiyota geldi. Ben daha bu hamleyi yapmadan o, çok zoruma gitti, dedi, biz onu okutmak istiyorduk, o evlilik diye tutturdu, vermeyince kaçtı, affedemiyorum. İyi de, Allah korusun, yarın bir derdi olsa, hastalansa, gitmeyecek misin, mecbur giderim, e o halde niye böyle olsun ki, söyle hanımına, bir akşam gelsinler, zaten hanımın görüşüyordur, yok dese de görüşüyordur, öyle mi? Evet, görüşüyormuş. Gelsinler bir gece, kalkıp ayağa karşıla, zaten kızına elini uzatınca, boynuna sarılıp ağlayacak, sen de ağlayacaksın, sarıl ve ağla biraz, damat da öpsün elini, sen o sırada biraz tutuk olursun ama hadi yemeğe buyrun deyince ortalık ısınır. Hanım da bir mercimek çorbası yapsın, yaprak sarması filan, çok güzel olmuş, eline sağlık dersin, havadan sudan konuşursunuz, işler nasıl filan. Torunu kucağına alıp seversin. Olur gider be kardeşim. Aksi halde sen her gece bu dertle uyuyup, bu dertle uyanacaksın, onulmaz derde kalacaksın, kızın da öyle. Bu barışmayı ölüm döşeğine bırakmak çok yazık çok.

Ben konuşuyorum. O sessiz sessiz beni dinliyor.

Evin önüne geldik, aksilik bu ya, bozuk bir liram çıkmadı. Taksiden inerken, ben sana tüm para vereyim bari deyince, arkasına döndü, senin canın sağ olsun be ablam dedi, gözleri nemli, bir de ne göreyim, gözünde bir sofra, baş köşede bizzat kendisi, kaçan kız, damat, karısı, tıp öğrencisi kız, futbolcu kız, torun, oturmuş mercimek çorbası içiyorlar, çorbanın üstünden tüten buhar adamın gözlerini nemlendirmiş.

Kır bir de soğan, hayatı basit yerinden tut, sesin gökyüzüne uçsun.

Reklamlar

Yorum yaz

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s